AKILLI EVLER, YEŞİL BİNALAR



Çok değerli bir hocamdan şu sözü duymuştum: "Akıllı ev, kendi kendine yetebilen ev demektir, otomasyon kullanarak işlerimizi halledebildiğimiz ev değil."

Başta kendi kendine yetebilmek ne demek diye düşünmüyor değil insan ama cevabı kendimizde bile bulabiliriz.


Düşünün bir işte çalışıyorsunuz ve bir miktar geliriniz var. Bu geliri vermeniz gereken yerler de var elbette. Taksitler, faturalar, kira ve daha nicesi. Gelir gider dengesini gözetmek zorundasınız. Bunu yapmayı deniyorsunuz çünkü gelir fazla

olduğunda birikim, gider fazla olduğunda ise açık oluşmaya başlar.

Bu gelirin, üretilen/kazanılan enerji olduğunu varsayalım.

Tüketilen enerji ile dengesini gözetmek zorundasınız.

Çünkü akıllıca olan budur öyle değil mi?



Akıllı binalar/evler de bu demektir aslında. Peki binada üretilen enerji ne olabilir?


Bakın bir bina atık sudan kendi suyunu, rüzgar enerjisinden kendi elektriğini üretebilir. Atık malzemeleri değerlendirerek inşa edilebilir. Güneş enerjisinden ısı elde edebilir. Hatta doğadaki karbondioksit salınımını bile azaltabilir. Örneklerini daha da arttırabiliriz. Böyle yapılar var ve biz bunlara yeşil binalar diyoruz.




THE CRYSTAL


BREEAM'dan olağanüstü derecesi alan tek bina olan The Crystal, Londra'da bulunan bir şirket.

Akıllı aydınlatma sistemiyle, gün boyu doğal ışık kullanıyor. Güneş panelleriyle elektrik üretimine katkıda bulunuyor. Hatta yağmur suyunu ve atık suyu dönüştürerek tekrar kullanıyor.




THE EDGE


Dünyanın en çevreci yeşil binası unvanına sahip olan Hollanda'daki danışmanlık binası.

BREEAM'a göre skoru %98.36 ve 3 güç tüketim derecesi var. Yani bunun anlamı, bazen bina tükettiğinden daha fazla güç üretiyor. Düşünebiliyor musunuz?


TELUS GARDEN


Telus Garden muhtemelen Vancouver şehrinin en güzel binalarından biri. Bina, “Enerji Tasarrufu ve Çevre Tasarımında Lider” unvanını açılmadan önce almayı başarmış. Binada ortak meyve sebze bahçesi, yağmur suyu toplama sistemi ve TELUS merkez binasının yanı sıra güneş panelleri yer alacak.


Bunlar ne kadar gerekli, ne kadar işe yarar diye düşünebilirsiniz. İsterseniz sayısal verilere göz gezdirelim.


Uzmanlara göre konutlar, karbondioksit salınımının %40 ını tek başına yapıyor. Suyun %12 sini, elektriğin %71 ini sadece konutlar tüketiyor. Atıkların %65 ini de yine tek başına üretiyor. Yapımında kullanılan/ziyan edilen ham maddeleri saymıyorum bile.

Bunun ne demek olduğunun farkındasınız öyle değil mi?


Doğayı, kaynaklarımızı var olan enerjiyi, oksijeni ve daha nicesini... Harcıyoruz.

Evet bunu biz yapıyoruz. Sizce de bunun için bir adım atma vakti gelmedi mi daha da geç olmadan? Sadece benimle mi olacak demeyin.


Siz herkes demeksiniz.

294 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Proje Planlayıcı Kullanın !

Mimarlık fakültesinde haftalık olarak yapılan çalışmalarınızı verimli bir şekilde kaydetmek emin olun faydanıza olacaktır. Hem çalışırken hem de çalıştıktan sonra. Ne demişler söz uçar yazı kalır. Ben

9820

50.300

11.452

592

Toplam Ziyaret