7.812

48.954

10.352

592

Toplam Ziyaret

İstanbul’da Okumak


Yüzyıllardır şiirlere, şarkılara, destanlara konu olmuş İstanbul’da yaşamak, İstanbul’da okumak nasıldır? Dillere destan yedi tepeli İstanbul'u bilmeyen yoktur. Seveni çoktur. Sevmeyeni… Varsa eğer henüz İstiklal ’de yürümemiş, Galata’ya tepeden bakmamış, Ortaköy’de kumpir yememiştir(Bu liste uzar gider).

İstanbul deyince akla ne geliyor? Bir yanda beton, trafik, kalabalık, gürültü… Diğer yanda festivaller, geceler, sanat ve aşk…

İstanbul’da yaşamak; her geçen gün farklı insanlarla tanışmak, boğaza milyon farklı açılardan bakmak için saatlerce yol gitmek, yolda ‘Bu kadar insan nereye gidiyor?’ diye düşünmektir. İstanbul’da hayat hızlıdır. Hızlı yersin, hızlı konuşursun, hızlı yürürsün, hızlı yaşarsın. Zaman hızlı geçer, para hızlı biter, ilişkiler hızlı yaşanır. Zaten ne demişler: ‘’ İstanbul böyledir. Yaşanmaz burada der çeker gidersin, üç g ün geçmeden özlersin.’’

Genç, yaşlı, Türk, yabancı, siyah, beyaz demeden her insana, her canlıya kollarını açan İstanbul’da öğrenci olmaktan bahsedecek olursak özellikle bir mimarlık öğrencisi için adeta cennet İstanbul. Yapı ve mimari ile ilgileniyorsanız İstanbul’dan öğrenecek çok şeyiniz var demektir. Her köşesi buram buram tarih kokan bu şehir birçok mimari esere ev sahipliği yapıyor. Sarayları, kuleleri, köprüleri, camileri, çarşıları, sokakları… Tabi ki burada saymaya başlarsam asla bitiremem.


İstanbul’da yaşamanın bir diğer avantajı da sanatla iç içe olmak. Her yıl düzenlenen bienaller, fuarlar, festivaller… Ve yıl boyunca hizmet veren müzeler : Ayasofya, Topkapı, Rahmi Koç, Arkeoloji, Masumiyet,Oyuncak Müzesi…

Tabi meşhur kütüphaneleri de unutmamak gerekir. Beyazıt, Atatürk Kitaplığı, Salt Galata…

Her anlamda bir öğrenci için eksiden çok artısı var İstanbul’un. Yazımı Napoleon Bonaparte’ın sözüyle bitireceğim. O her şeyi açıklıyor zaten: ‘’Eğer dünya tek bir devletten ibaret olsaydı başkenti İstanbul olurdu.’’


171 görüntüleme