7.812

48.954

10.352

592

Toplam Ziyaret

Sonradan Bulma Konsept



Ah şu konseptler! Şu sıralar nişan,düğün konspetleriyle doldu her yer, sanki tüm dünya evleniyor bende evde kalmış gibiyim. Doğu ekspresi konsepti de hayli uğraş verici olmalı. Deneyimlemek gerekir. Konsept dedik değil mi? Evet konumuz, konsept. Ama düğün konsepti değil,şimdilik …



Mimari de konsept! Özünde tek kelime olan, lakin içine girdikçe karmaşıklaşarak kabusumuz haline gelebilen, gözümüzde devleşen ve eğer anlaşılırsa kahramanımız olan bir kavramı konuk ediyoruz bugün. Sanmayın ki konsept kavramına %100 hakimim. Bence böyle bir şey imkansız. Konsept dersi aldığım zaman hocamızın bize ilk dediği şey “ben konsepti sizlere anlatacağım bütün dönem boyunca, ama dönem bittiği zaman siz yine konsept kavramını biliyor olmayacaksınız, çünkü konsept anlatılmaz anlaşılır!” demem o ki arkadaşlar yalnız hissetmeyin kendinizi. Sadece sessizce okuyun.



Hepimiz projenin ilk aşamasında bir konuyla karşı karşıya kalırız. Bu konu konut,okul,hastane,kampus,eğlence alanları ve hatta ütopik ve distopik konuları ele alan projeler olabilir. Peki bu projelerin tasarımlarını neye göre yapıyoruz? Kalemi elimize alıp şurdan bir çizgi çizsem, şuraya doğru eğsem, şöyle de kıvırsam, dolasam, girinti çıkıntı versem şurada tamam işte anlamsız ama anlamlı bir şeyler çıktı. Konsepte de kıvırcık deriz. Sahi kıvırcık der miyiz? Deriz deriz? Çünkü hata yaptığımızı görmeyiz. Öncelikle bir konu da anlaşalım. Konsept kavramı, formu oluşturduktan sonra değil formu ortaya çıkarabilmek için kullandığımız bir kavram. En basit şekilde bir örnek verelim. Bir yemek yapacaksınız. Ve bu yemeğin içinde bir elma kullanacaksınız. Fakat yemeği tattığınız da elma tadı almayacaksınız. Kokusunu hafif alabilirsiniz ama kesinlikle tat yok. Yemeği pişirdikten sonra şeklini kesinlik bir elmaya da benzetmeye çalışmayacaksınız. Elma, yemeği mükemmelleştirdiğiniz bir aracınız olurken bunu sadece siz bileceksiniz. Bu sizin sırrınız. Basit olmadı diyorsanız, bir elma alın elinize ve ısırın. Yine basit olmayacak. Ta ki o yemekteki elmanın tadını kaybedene kadar.



Projelerin ilk aşaması analizlerle başlar değil mi? Aslında işkence gibi gelen ama büyük önem arz eden ve projemize asıl yön verecek analizleri biz umursamıyoruz. Evet umursamıyorsunuz. Umursamadığınız için yine konsept kavramını çözemiyorsunuz. Analizlerin sonucunda kendinize bir çıkış noktası aramalısınız. Ve kelimelerin özüne inmelisiniz. Mesela, insan hareketini bir düşünün. Elinizde bir arazi var. O arazinin rüzgar yönüne doğru, güneş aldığı tarafa doğru ve ya manzaraya doğru yönelen insan hareketinin çizgilerinden çıkan form arayışı sizi konsept kavramına çıkarır. Evet, sizin çıkış noktanız ‘insan hareketinin doğal etkilere yönelimi’ ve ya ‘insan hareketi’ olabilecektir. Tabi ki bu bağlamları türetebiliriz ama altında yatan düşünce değişemez. İnsanın orada ki eğime doğru yönelişi sizin tasarım kararlarınızı ortaya çıkaracaktır. Böyle dedim diye de hemen gidip insan hareketi konsepti falan yapmayın. Hocalarımızın klasik laflarından biri....Ama yapmayın haklılar.



Biraz daha anlamış olabiliriz diye umut ediyorum ve konsept kavramının ilk etabını burada bitiriyorum. Sadece düşünün yazılanlar üstüne. Düşünmekle kalmayın, araştırın. Sorgulayın. Ya da gidip içinde elma olan fakat elma tadı vermeyen bir yemek yapmaya başlayabilirsiniz. İkinci konseptte görüşmek üzere…


(aklınıza takılanları sormaktan çekinmeyin)