Yapay zekâlar gerçek bir mimar olabilir mi ?

Yapay zekâ teknolojileri, insan zekâsına özgü algılama, öğrenme, düşünme, fikir yürütme, sorun çözme, iletişim kurma, çıkarımda bulunma ve karar verme gibi bilişsel fonksiyonları ve otonom davranışları sergileyen bir işletim sistemidir. Yapay zeka günümüzde hukuk, eğitim, ulaşım, sağlık, askeri ve sanat alanlar gibi gündelik hayatın hemen her alanında kullanılmaya başlanmıştır.

Peki gerçek bir sanatçı olabilir mi ?Biraz daha derine inersek gerçek bir mimar olabilir mi?

Peki bu konuda ne kadar ileri gidilebilir? Mesela bir makine, bir yapay zeka insanı da aşarak kendi kendine sanat üretebilir mi? Yapay sinir ağlarının daha şimdiden fotoğraflardaki yüzleri tanıdığını, konuşulan sözleri anladığını, hatta başka dillere çevirdiğini biliyoruz. Ama sanatın diliyle konuşmak için biraz daha fazlası lazım. Hayalgücü gibi. Derin rüyalara dalmak ve gördüklerini yansıtmak. İşte bunun için bu yapay sinir ağlarını ters yüz etmek gerekiyor. Ancak böylelikle bilgisayarlar resimleri tanımak yerine, oluşturmayı başarıyor.

Yapay zekanın ilk profesyonel mimari eseri olan 2017’de Almanya’nın Hamburg kentinde inşa edilen ‘Elbphilharmonie’ isimli akustik Opera binasıdır.

Opera binasının içindeki akustiği sağlamak için birbirinden farklı binlerce panel kullanılması gerekmektedir bunun için ise yüzlerce tasarımcı ihtiyacı ortaya çıkmıştır oldukça maliyetli bir iş olsa gerek. Günümüz teknolojisini kullanarak birde şöyle incelersek 10000 tasarımcı çalıştırmak yerine 40000 satırlık bir koddan oluşan özel bir yapay zeka yazılarak , yapay zeka ile 10000 panelin üzerinde 1 milyon küçük hücre tasarlamış. Deniz kabuklarına benzeyen bu hücreler salonun içinde oluşan ses dalgalarını akustik olarak en uygun şekilde yansıtıyor.


Algoritmik tasarımlar biz hiç farkında olmadan hayatımızın bir parçası haline geldi bile. Cep telefonlarımızda kullandığımız fotoğraf düzenleme uygulamaları bunlara en basit örnekler olabilir.


9820

50.300

11.452

592

Toplam Ziyaret