Bitirme Projesi



Uzunca bir ara oldu evet. Bitirme projesi almak insanı insanlıktan çıkarıyormuş. Mimarlık okumak zaten insanlıktan çıkarıyor, onda hemfikiriz diye düşünüyorum. Ama bitirme projesi, cidden ince eleyip sık dokumamız gereken ve kendinizi son bir defa kendinize ve ya çevrenizdekilere kanıtlayabileceğiniz bir proje.



Evet, mezun oldum arkadaşlar. Müthiş bir duygu demeyi inanın çok çok isterdim ama iliklerime kadar daha hissedemedim mezuniyetimi. Yani 1 hafta, 2 hafta, 1 ay gibi bir şehir dışı tatili, yurt dışı tatili olsa hissedebilirim aslında. Yani derim, evet mezun oldum oh mis. Ama yok. Ne zaman mezun olacaksın lafı bitti. Şimdi ‘ee ne yaptın o işleri? İş buldun mu? Şimdi sen iyi de kazanırsın.’ Ya ben asgari ücret 2020 oldu diye sevindim. Babam bana ‘kızım sen mimarsın sen neden seviniyorsun’ dedi. Ben de en kötü 2020 alacağım dedim . Ah ah mimarın derdinden mimar anlar der susarım.



Müthiş bir bitirme projesi dönemi yaşadım arkadaşlar. Ben normalde Edirne’de okuyorum. Ama sadece bitirme projem var diye İstanbul’a ailemin yanına geldim. O güzelim öğrenci evlerini,o sabahlara kadar süren eğlencesini bıraktım geldim. Çünkü bitirmenin şakası olmaz. Aile evinde proje çizme süreci en başta zor gelse de hazır yemek ,temiz mutfak ve ya temiz ev, gece sadece senin uyanık olman gibi mükemmel durumların içine girdikçe ne kadar doğru bir karar verdiğimin farkına vardım ve bu durumu çok iyi değerlendirdim.



Benim çalışma stilim her zaman nettir. İlk önce, 2 hafta sonra da başlasam projeye, ne yapacağımı her an yanımda taşıdığım deftere yazarım.

1-Konu:Kampüs tasarımı

2- Örnek inceleme

3-Eskizleme

4-maket…. ..

gibi gibi sayfalarca bir yapılacak listesi. Çünkü projenin başında sağlıklı düşünebilme olayınız var. Projenin sonlarına doğru, sağlıklı düşünme yetimizi kaybettiğimizden ne yapacağımızda birbirine karışıyor. Gece yataktan hızlıca kalkıp yapılacakları yazıp uyuduğumu bilirim. Neyse, yazdık mı rahatça uyuyabiliriz.



Arkadaşlar, ben tasarımın bilgisayarda çıktığına inanan bir insan değilim. Eskiz yapmadan tasarım çıkmaz. Yani bir program sana ‘dur sen bana bir çizgi çiz ben bunlardan harikalar yaratırım’ demez. Sizin eliniz de bir konu var ve harika bilgiler edineceğiniz bir sanal alem. Bunlara öncelik vererek kullanırsanız, elinize aldığınız bir kalem ve bir kağıtla kendi iç dünyanızda oluşan çizgileri aktarabilirsiniz. Siz eskiz yapmaya başlarsanız zaten kendinizin farkına varıp, tasarıma girmiş olacaksınız. Projenin en heyecanlı, en stresli belki ama en eğlenceli tarafı eskiz çalışması. İnanın birinci sınıfta böyle demiyordum. Bilgiayar da olsak hemen çizerdik, boşuna zaman kaybı, hep işkence vs. vs. Ama ben tüm projelerimi önce eskizleyip, sonra programa aktardım. Çünkü elinizle çizdiğiniz her çizginin hesabını tutabiliyorsunuz. Farkında olmadan bir çizgi çizmeniz imkansız. Düşüncelerini eskizlemeyen arkadaşlara sesleniyorum ‘ Bir gün büyük büyük mimarlar olursanız, sizi eskizlerinizle anmak için elinizi korkak alıştırmayın vurun çizgiyi gitsin .’



Eğimli araziyi anlamadan, çözmeden mezun olmak hiç istemedim . Çünkü çok çektim eğimli araziden. Ama mantığını bir türlü kavrayamadım. Ama işte çok istersen olur derler ya o diyenlerin ağzına sağlık. Eğimli arazideydi projem. Ve eğimli araziyle sıkıntısı olan arkadaşlar size 2 tane tavsiyede bulunacağım ve bunlara uyarsanız pişman olmayacaksınız…


1. Eğimli arazinizin maketini yapın arkadaşlar. Üşenmeyin . Kesinlikle üşenmeyin. Paranız mı yok, oldurun. Ama kesinlikle ve kesinlikle maket yapın. Çünkü 3 boyutlu görmek çok başka bir boyut. Elinize almak, eğimi hissetmek, dokunmak, oynamak vs. vs.


2. Maketi yaptıktan sonra ihtiyacımız olan şey bir kağıt, bir kalem ve cetvel. Eskiz yapıyoruz arkadaşlar. Eğimli arazide tasarımlarımızı düşünerek KESİT çiziyoruz. Ben buna 14 kotundan giriş versem, 18 kotundan, 14 kotuna 2 metrelik bir eğimi, %10 eğimle kaç metrelik rampayla ya da kaç basamaklı merdivenle inerim? Diyerek her yapınızı ya da vaziyetinizin tüm kararlarını maketiniz üzerinde çize çize, kesit ala ala, veriyorsunuz. Gerekirse ve gerekecektir kıyın maketinize. Acımayın. Ben acıdığım için eğimli araziye oturamadım. Ben yaptım siz yapmayın. İnanın iyi ki kıydım maketime diyeceksiniz.



Bu tavsiyelerime uyarsanız, eğimli arazinin hakkından gelirsiniz. Zaten bu evreleri sakin ve sağlıklı ve mutlu bitirirseniz, sadece bildiğiniz programları konuşturmak kalıyor. Ben Autocad de çizer, Sketchup da modeller, Lumıon da render alır ve Photoshop da tüm paftalarımı elden geçiririm. Bu programları öğrenmek çok kolay yeter ki isteyin arkadaşlar.


Ben mezun oldum, iş arıyorum, darısı sizlerin başına. Umarım tavsiyelerime kulak verir uygulamada üşenmezsiniz. Yeter ki kendinize güvenin…

0 görüntüleme

8.652

48.954

10.352

592

Toplam Ziyaret